pluribus
ek olarak, uzaylılar neden özürlü gibi davranıyor derseniz onun da gayet makul bir sebebi var. bu da muhteşem kemik bir detay.

dünyadaki tüm insanların bilgi işleme yeteneğini kullanan tek bir işlem gücü ile sıradan bir insanın arasında devasa bir fark vardır. bir kum tanesi ile plajın farkı gibi. bu seviyede bir bilinç için de obsesif kadının yaptığı her şey beklenen ve normal bir şeydir. bir şeyin normal olabileceğini kabul ederseniz, bunu kanıksarsanız ona öfkelenmeyi de bırakırsınız ve eylemler tuhafınıza gitmez. çok gerekiyorsa kendinizi koruyabilirsiniz, ama yargılamazsınız. uzaylıların da yaptığı bu burada.
roman yazmak isteyenlere tavsiyeler
birkaç roman/novella yazmış birisi olarak burada internette pek bulamayacağınız çok önemli birkaç trick vereceğim.

1- çok iyi bir hikayeniz olabilir, ancak bunun hazırlık süresi kısa olmalıdır. beğendiğiniz ünlü yazarlar gibi 20-30 sayfayı bir hazırlık süreci yaparsanız o kitabı kimse okumaz. okurun bu aşamaları geçmesi tamamen kitabın yazarına duydukları saygı ve sevgi ile bağlantılı bir şeydir. hatta sizin kitabınıza para verdilerse şayet, kitaba başlarken biraz sinirli olurlar. para vermedilerse de okumaya isteksiz olurlar.
o yüzden bam bam olayların ortasından başlayın. birisi ölmek üzere olsun mesela veya bir kavganın ortasından başlayın. hazırlık sürecini aksiyona yedirin. bu şekilde o ilk algı bariyerini yıkmak ve kullanıcıyı kitabın içine çekmek için bir şansınız olur. aynı şey filmler için de geçerli. ünsüz biriyseniz böyle başlamalı filminiz bir şansınızın olması için.

2- ikinci konu, yayıncı yayıncı dolaşmayın. self publishing yapın diğer türlü çok üzerler sizi(aı ile konuşabilirsiniz detayları). büyük yayıncılar nepotizm mekaniğiyle çalışır, küçükler ise olaya tamamen ticari bakar. kitabınız basılır evet, ama bu süreçte kapağı ile ayrı uğraşırsınız, editörü ile ayrı, grafikeriyle ayrı. bu arkadaşlar üstünkörü iş yaparlar, benim kitabımın bir baskısında hatalı metin basıldı sayfalarca. böyle şeyler işte.

3- öyle bir kitap yazacağım zengin olacağım hayalleri kurmayın tavsiyem. benim basılı kitaplarım 50 satmıştır satmamıştır. self publishing ile ise yaklaşık 25.000 kişi kitabımı okudu ve bunlardan kazandığım para 40 lira.

aşağıda da en çok satan kitabım bulunuyor. okumak isterseniz: https://play.google.com/store/books/details?id=hp_seaaaqbaj

edit: sanırım bir hata sebebiyle link çalışmıyor. google kitaplar üzerinden search edip ulaşabilirsiniz.
pluribus
izleyici tarafından yüksek rating almış apple tv dizisi.

geçenlerde izledim birkaç bölüm, aşağısı hafif-orta derecede spoiler içerir.
teknik detaylara her zaman önem vermişimdir amatör bir sinemacı olarak. bu yapımdaki en beğendiğim teknik detay ise uzaylılar tarafından yaratılan virüsün yapısı oldu.

benim yazılarımda da sıklıkla dile getirdiğim gibi, medeniyet ve ahlak arasında sıkı sıkıya bir bağ vardır. bir medeniyet hem çok gelişmiş hem de kötü istilacı bir medeniyet olamaz, çünkü gelişirken kendisini yok etmek zorundadır(böyle devam edersek bizde olacağı gibi). yapımcılar bu detayla bilimkurgu yapımının hakkını vermiş bulunuyor benim için.
ben obsesif başrol arkadaşa biraz gıcık oldum. artı 3 bölüm geçmesine rağmen hala aynı döngüler tekrarlandığı için sıkıldım biraz.

dipnot: bahsettiğim konuyla ilgili daha detaylı bilgiler elde etmek isterseniz, fermi paradoksu nedir yazarak arama yapabilirsiniz.